Beni Tersten Oku

Beni Tersten Oku-1.Baskı

Yayınevi: Edebiyatist Yayınevi – Fatih Ayan
Kategori: Kişisel Gelişim / Roman
Editör: Seyhan Akıncı
Tasarım: İnci Eksen
Arka Kapak: Fotoğraf: Semi Alsan
Gizli Kahraman: Cem Orman

Beni Tersten Oku-1.Baskı

Beni Tersten Oku'yu Okuyanlar Ne Söylediler?

“Bu bir uyarı! Yazarın akıcı dili, ustalıkla kullandığı metaforları, sürükleyici hikâyesi size bir çırpıda okunacak kitap izlenimi verebilir. Ancak bu kitap, dura düşüne, sindire sindire, sorgulaya sorgulaya okuduğunuzda tadına varacağınız bir kitap. Kitabın ana karakteri Mirat ise adı gibi sana, bana, içimizde keşfedemediğimiz bize ayna oluyor. Kendini arayanlar için kaçırılmayacak bir fırsat, değerlendirin derim.” (Aynur Ulusoy-Senaryo Yazarı, Profesyonel Koç, Eğitmen)

“Beni Tersten Oku” kitabıyla çok kazanım sağlayan, girdaplı, fırtınalı ve bir o kadar da sakin ve huzurlu çok özel bir gün yaşadım. Kitapla birlikte katmanlarıma ayrıldım, inceledim onları ve tekrar toparlandım. İçine girdim kitabın, kahramanlarıyla birlikte üşüdüm, köye, mezarlığa, Aydın’a, Ankara’ya  gittim. Mori’lerden biri keşke bana gelse diye iç geçirdim. Merak uyandırıcı tatlı bir içtenlik ve samimiyetle ve hem de güçlü bir edebiyatla yazılmış bu kitap yüreğimde “Simyacı” ve “Küçük Prens” kitaplarının sıcaklığıyla buluştu. Yolu ve bahtı açık olsun, uçsun ve yüreklere konsun…” (Aysel Yükselener-Profesyonel Koç, Çini Sanatçısı)

“Bilge’nin kaleminden vücut bulan insanlık hallerimizi ve ona el uzatan bilgeliği, su içer gibi kana kana, arada durup düşünerek okudum. Bir zaman bir nedenle aldığımız yarayı başkalarında iyileştirmeye çalışmamızın acıklı hali; canımız çok yanıyor diye başka canları acıtışımız çok güzel bir akışla dile gelmiş. Hepimizin öyle veya böyle yaşadığı şeyler ve her zaman bir çıkış var. Herkesin Morilerle karşılaşmasını dilerim.” (Ayşıl Tokcan-Danışman, Hikaye Anlatıcısı, Eğitmen)

Bazı kitaplar vardır, elinizde kalem olmadan okuyamazsınız. Bir yazan için de en olağanüstü ödül değil midir,  altı çizilesi cümleler yazmak. Ama bazı kitaplar da vardır ki, çize çize görünmez olur sayfalar. O vakit kalemi bırakıp, kitabın sayfalarına fısıldarsınız, “Sen benim rehberimsin bundan gayri…”
 Yüreğinden öpüyorum Bilge… (Bahar Yaka-Yazar)

“Gerçekler kabul ettiğimiz sürece iyileştiriciydi…”  Bilge Öztoplu
“Algın, Cemal, Gamze, Mirat ve Moriler… İç dünyamızı sorgulatan, gerçeklerimizi kabullenmemizi sağlayan bu karakterlere can veren; her daim özlem duyulan bir köy evinde, sobanın üzerinde kaynayan güğümün sıcaklığı eşliğinde bizi bize hissettiren değerli Bilge Öztoplu kalemine, birikimlerini cömertçe bizlerle paylaşan yüreğine sağlık. İyileşeceğiz, kabul ettikçe gerçekleri, tersten okudukça kendimizi…”
(Damla Varol Baysal-Yazar, Türkçe Öğretmeni)

“Yorgun ve bitkin günü tamamladığımın geç vakitleriydi. Şöyle bir göz atayım niyetiyle okumaya başladım. Daha ilk satırlarda “Anlat, sırtımı dayadığım duvarlardan biri sen olma” diyerek ciğerimi yaktı. Her bir satır diğerini soluksuz bıraktı. Gece yarısını bir hayli geçe duygularımın tüm renkleriyle bedenimi ele geçirdiği bir saatte başımı kaldırıp tuttuğum soluğumu bırakıverdim. Bu kitaptaki tüm karakterler “BENDİM”. Acı çeken de pişman olan da… Üzgün olduğunu söyleyen de bendim, tekrar deneyen de… Hayatı tüm acısıyla kabul etmeye ve yaşamaya çalışan da… Ruhumdaki yaraları sardı Bilge Öztoplu.
(Esin Erek-Profesyonel Koç, Şiddetsiz İletişim Uygulayıcısı)

“Tüm karakterlerde kendinden bir şey bulabilirsin, biraz Mirat, biraz Algın, biraz Cemal, biraz Zümra; ama esas sana seni anlatan Moriler. O Moriler ki bize kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, ne- reden gelip nereye gittiğimizi, varlığımızı, hayatımızı hangi temel değerlere oturttuğumuzu, bu değerlerimizin ne derece doğru ve bize uygun olduğunu gösteriyor. Bilge ÖZTOPLU yeni kitabı “Beni Tersten Oku” ile bizlere ayna tutuyor, bakıyorsunuz ki bugüne kadar kendinizi sadece karıncanın su içtiği durgunluktaki suda, ya da -18 derecede donmuş bir buzda izlemişsiniz. Oysa sizi geniş bir açıda, hatta yansıma ile arkanızı bile gösteren aynalar varmış. İşte bu kitap bu aynaya bakmanızı sağlıyor. Karakterleri ve yaşanmışlığı ile çok güzel bir roman, hayata ait anlam arayışında çok iyi bir kişisel gelişim kitabı. Okuyunca çok; ama çok şey kazanıyorsunuz. Teşekkürler Bilge ve teşekkürler MORİ’ler.”
(Fatih Cevdet Kızıl-(E) Dz.Kd.Albay, İyi bir Okur, Dost)

Bu kitabı okuyunca, içimden Varoluş’un muazzam işleyişine bir kez daha şükretmek geldi. Doğuştan bilge; ama bunu unutmuş bizlere, kendini fark etmiş bir BİLGE, öyle şeyler demiş ki adeta okuyan herkesin yüreğine dokunmuş, yaralarına merhem olmuş, onların gerçek benliklerini fark etmelerini sağlamış. Bir kişisel gelişim kitabından çok daha fazla, Öz’e yolculuk olan bu başucu kitabının bana ve aileme katkıları için sonsuz teşekkürler sevgili BİLGE.
(Filiz Doğan-Forever Living Müdürü)

“Hem somut hayattan çok şey bulacağınız kadar dünyevi, hem de içselliğin hakkını verecek kadar ruhani. Yazar okuruyla son derece yalın; ama bir o kadar da metaforik bir bağlantı kurmuş. Kendine has derinliklerini, doyumsuz bir zenginlikle aktaracak kadar da cesur.”
(Gaye Çetinayak-Profesyonel Koç, İngilizce Öğretmeni)

“Eğer bir gün ya da bir an kendi içinizde kaybolduğunuzu fark eder ve aramaya karar verirseniz, ‘Beni Tersten Oku’ da bir tırtılın kollarında nefes alıp kelebeğin kanatlarında can bulabilirsiniz.”
(Hasibe Geyik-Yazar)

Semboller ve metaforlarla, içe dönüşün ve kendine yapılan yolculuğun öyküsünü okudum. Kendi iç sesleriyle, anılarıyla, geçmişiyle yüzleşmeye cesaret eden Mirat, bugünün izlerini geçmişinde yakalıyor. Bugünündeki iyileşmenin de geçmişin yaralarını sarmakla mümkün olduğunu fark ediyor. Kendini görmenin, içinde yaşayan küçük çocuğun ihtiyaçlarını fark etmenin etkisiyle, kendine sahip çıkıyor. Kaçıp durduğu acılarıyla, anılarıyla, bedeniyle, duygu ve düşünceleriyle cesaretle yüzleşiyor, kendisiyle temas kurarak, kendini sevmeyi ve kendine şefkat göstermeyi öğreniyor, bütünleşiyor. Herkese bu lezzetin kısmet olması dileğiyle.
(Hülya Üstel Eleviş-Uzman Psikolog, Psikoterapist, TA Uygulayıcısı, Koç, Eft Uzmanı)

“Bir erkeğin yüreğinden düşenlerin yolculuğunu o- kumak. Kimi zaman gözlerim dolarak, kiminde düşünerek, bazen satırları yukarı kaydırarak yeniden, yeniden okuyarak… Ve sonunda bu keyfin adını bulamamak… Bilge’m; kalemine, yüreğine, sana, bize kattıklarına sonsuz teşekkürler…”
(İnci Eksen-Grafik Tasarımcı)

BENİ TERSTEN OKU’, metaforların içinden kavramlara uzanan, okudukça sorgulatan bir eser. Hazır olanlar için kendine açılan bir yol. Hazır olmayanlar için yola koyulma sebebi. Yola düştükçe kendinizi, çevrenizi, ilişkilerinizi mercek altına alacaksınız. Yazar; insan, hayvan ve doğa ile harmanladığı bu hikâye ile yüreğinde demlediği bilgileri kaleme almış. Okurken pek çok kez geri gelip tekrar kavramak isteyeceğiniz cümleler olacak. “Öz’ünde karşılaşacakların ile eline aldığın yeni bakış açıları, seni özgürleştiren kanatların olacak” cümlesi, beni bin düşünceye saldı… Sunduğu kaynakçalarında ufkunuzu genişleteceğine inandığım bu kitabın öze varma niyetiyle telaşa kapılmadan okunacak bir başucu eseri olduğunu düşünüyorum.”
(İpek Semerci Dalkıran-Profesyonel Koç, Danışman, Atölye tasarımcısı)

“Anadolu’nun gri- kahverengi bir taşrasında sıkıntıları, tuhaf alışkanlıkları ve kendi dramlarıyla yoğrulmuş, hayat yolunu kaybetmiş bir adamın kendini arayışındaki sarsıcı öyküsü, “Beni Tersten Oku.” Okuyucunun “Moriler’le” kendinden bir parça bulacağı ve yazarın bütün görünen gerçekleri kitabın sonunda okuyucuya tersten okutarak sarstığı bir başucu kitabı. Biraz da ‘Coen’vari, Coen Kardeşler tadında. Ve kitabı bitirdiğinizde geriye söylenebilecek tek bir söz kalıyor “Haydi beyler, dağılın…”
(Kemal Kaya-Bankacı)

“Bilge’nin, ‘Söz uçar, davranış yerleşir diyorsanız; elinizdeki kitap aracılığıyla sizi kendinize davet etmek isterim. Davete icabet elinizdedir…!’ sözleri beni daha okumaya başlarken içine çekti. Davete icabet ettiğimde, derin anlamları keyifli bir renklilikle gözler önüne sunduğu harika anlatımının içine de adım atmış oldum. Mirat’ın yolculuğunu, Algın’ın hikayesini, Dut ağacının hediyesi Mori’lerin mesajlarındaki Bilge’liği soluksuz okudum, kalbimde hissettim; şiirlerin tadı damağımda kaldı. Kendini duyma yolculuğunda olanlara okunacak harika bir kitap daha hediye etmiş Bilge Öztoplu. Tebrikler…”
(Meltem Ulu Yavuz-Master Executive Team Koç, Coach Supervisor)

“Bilge Öztoplu’nun ‘Beni Tersten Oku’ çağrısını takip ettim ve satırlar arasında kendi iç dünyama döndüm. Şimdiye kadar gördüklerimi, deneyimlediklerimi bir de tersten okudum. Gördüm ki bambaşka bir yolculuk, bambaşka bir farkındalık. Farkında olmadığımız, unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz iç dünyamıza bir keşif kapısı açıyor bu kitap ve hayatı tersten okumaya davet ederken, hayatınıza bir ışık olup dokunuyor.”
(Mine Oral-You Tube Kitap Kanalı İçerik Üreticisi)

Biliyorum ki, ‘Öztoplu’nun kitapları, yıllardır kitapların sayfalarında dolaşan için bile önemli aktarımlardadır! Kitabı inceledikten sonra, görüş bildiren düşüncelerime küçük bir anekdotla başlamak istiyorum:
          Kadın, sahilde küçük çocuğu ile kumdan kaleler yaparak oynuyor. Bu sırada büyük bir dalga geliyor ve küçük çocuğu açık denize sürüklüyor. Kadın çaresizlik içinde ellerini gökyüzüne açarak ‘Tanrım yalvarırım çocuğumu kurtar’ diye hıçkırıyor. O sırada daha büyük bir dalga geliyor ve küçük çocuğu sahile, kumların üzerine fırlatıyor. Kadın sevinç içinde çocuğuna sarılırken, birden duruyor, bir çocuğa, bir yukarıya bakıp ‘Tanrım şapkası da vardı ama…’ diyor!
           ‘Kendi goncasını öpemeyen yürek, daima yetim kalıyordu…’ Evet, bu söz ve buna benzer sözler ‘Bilge Öztoplu’nun yeni kitabı ‘Beni Tersten Oku’ da… Yukarıdaki paragrafta anlattığım hikâyecik, bir an için yüzleri güldürebilir belki; ancak asıl söylenecek söz ‘Tanrı’ya şükret ki çocuğunu geri verdi’ olur… Oysa kişilerin iç dünyasında, manevi anlamda da bir düşünceye, bir kurtarıcıya gerek duyulur. Burada ise devreye ‘Bilge Öztoplu’ yazdığı bu kitapla giriyor. Kendimizi, fıkrada geçen çocuk olarak betimlersek, ‘Öztoplu’ bizlere şapka veriyor. Kimse mutlu birinden hoşlanmaz. Çünkü mutlu biri diğerlerinin egosunu incitir. Ve sevgili ‘Öztoplu’ bizleri bir anlamda manevi düşünceleriyle mutlu ediyor!
Bilhassa içses olarak düşüncelerimize inen yazar, bir ipekböceği ile insanın konuşmalarını devşiriyor! Özellikle burada yaşanılan kıstaslar okuyucuya, ya da en azından bana ilginç geldi…
(Mustafa Gökçek-Tiyatro Yönetmeni, Üniversitede Eğitimci, Yazar, Şair)

“Yazar Bilge, bir tümevarım hikayesi sunmuş bize. Farklı geçmişlerden gelen bireylerin; bugünün dehlizlerinde nasıl kaybolduğunu, öz benliklerine giden yollardaki dikenleri nasıl ayıklamaya çalıştıklarını, kendi ışıklı yollarına hangi karanlıklardan geçerek vardıklarını engin duygu ve bilgi birikimiyle yansıtmış. Okurken derin soluklar alma ihtiyacı duyduğunuz, kahramanların iç sorgusunda, kendinizden anlar yakaladığınız, farklı bakış açısı ve yoğun anlatımıyla özel bir kişisel gelişim romanı.” Yüreğine sağlık Bilge Öztoplu
(Neslihan Filiz-Edebiyat Öğretmeni, Profesyonel Koç)

“Ne olursak olalım, önünde sonunda kendimizde olanları fark ediyoruz. Bu kitap bunu en güzel şekilde anlatmış. Seveceksiniz!
(Nilgün Larson)

Uzun süredir, bu kadar bilginin bu akışta ve bu kadar masum bir şekilde kaleme alınmasını okumadım. Her bir bölüm hem kendi alanında bireysel hem de tüm kitabın bütünü. Keyifle okudum, hiç bitmesin istedim. Sanırım arkadan gelecek olan esere temel olacak. Heyecan ve merakla yeni eserini bekliyor olacağım. Tebrik ediyorum.”
(Nurhan Kürkan-Klinik Psikolog, Holistic Counseling, Profesyonel Koç ve Eğitmen, PCC, ACPC)

“Senin tersin benim düzüm mü? Senin tersin haklar mı, paklar mı beni? İçimde dönüp dolanan sorular şunlardır ki: Bu kadar yakın mıyız birbirimize? Bende, bir ben bir de sen mi var? Ondan mı seni tersten okumalar kor alevlerde yürümek gibidir? Kendi gerçekliğimin ateşi yüzüme vurup kavurur tenimi.” “Metaforlar ve diyaloglar yüzleşmenin birer aynası, güçlü bir anlatım, bir cümlede olmasa diğerinde mutlaka okuyucuyu yakalayıp kendinde derin bir yerlere baktırıyor. Ve Mori, kozayı, kozadan çıkışı, ipliği ayrı ayrı onurlandırabilen örnek alınası nadide bir varlık.”
(Özlem Kalaç Varol-Kariyer ve Kişisel Gelişim Koçu)

“Görünendeki görünmeyeni görmek değil miydi marifet? Marifetse işte buyur, tersten oku her şeyi; ama önce kendini! Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Ne güzel anlatmış bunu sevgili Bilge. Teşekkür ediyorum bu kitapla bize kazandırdıklarına… Birazcık umudu olanın, özüyle buluşma halidir aşk. Öyle ki bu buluşma, dünyanı tersine döndürür. Bildiğini unutursun, yeniden yazılır kader. Dönüştüğünde içinde olan biten buluşturur seni en sevdiğinle ve nihai son zannettiğin, başlangıcın olur.”
(Pınar Yılmaz-Resim Öğretmeni, Yaşam Koçu)