Yineleme Zorlantısı

Hayatımızda sık sık tekrarlanan, yenilenen benzer olaylar var ise;
“Sürekli aynı sorunları, benzer sorunlu kişileri, istemediğim olayları tekrar tekrar yaşıyorum…Neden bunlar hep beni buluyor ?” Diyorsanız bu yazıyı okumalısınız…

Buna “Yineleme zorlantılı bir döngü/ tekrarlama zorunluluğu” da deniliyor. (Yineleme zorlantısı-Repetition Compulsion)

“İlişkiler Okulu”kitabımda da bahsetmiştim: Bir şeyin farkında değilseniz zıt olayları, kişileri; Olanın neden olduğunun farkına/farkındalığına varırsanız benzer, sevdiğiniz kişileri ve olayları çekersiniz…

Aynı, benzer olaylar karşısında hissettiğiniz baskın olan duygu ile daha önceki olayda da yaşadığınız baskın duygu aynı mı? (Örneğin: haksızlığa uğramak, kullanılmak, yetersizlik, sesinizi duyuramama, utanmak, vs..) Sonra geçmişiniz de bu duygular sizin için öncelikli miydi, baskın mıydı, yoğun muydu? Diye sorun. Cevabınız evet ise “tekrarlama saplantısı”ndan bahsedebiliriz.

Yıllardır bilinçli farkındalık düzeyine çıkaramadığınız konuyu aydınlatmak için zihin, bizi süreçler yaşatarak düşünmeye (yenilenen/tekrar edilen olaylar veya kişilerle) iter. Kişi, bilinçaltında geçmişinin bir yerindeki kalan travmatik olayın bir benzerini yeniden yaratarak bu kez döngüyü kırmayı amaçlar. (Bunu yapmadığımız durumlarda zihin acının/travmanın olduğu yere gidip o travmayı çözmek için farklı yöntemler dener. Zihin bu sayede travma sonucunda yaşadığınız nihai duyguyu -hatta öğrenmeyi- değiştirmeyi hedefler. Ancak davranış kalıbını değiştiremez isek aynı olaylar tekrarlanır. Bu noktada travma halen çözülemediğinden aynı durumların ve duyguların aynı durumunu yaratmaya devam eder.) Sonuç yine aynı oluyorsa birey şikâyet etmeye başlar (Bunun aşılamadığı durumlarda, aşabilmenin yolu önce o travmayı yaratan koşullara uygun benzer koşulları yaratmak sonra da kendi davranış modelimizi değiştirerek sonucu etkilemektir…)
Birey “Nasıl” sorusu ile döngüyü kırmayı ister ve travmayı atlatırsa yaşamına huzurlu devam eder. Aynı şeylerin karşısında ki farklı duruş, öncekilerin travmatik etkisini ortadan kaldırır…

Tüm bunlar kolay olmamakla beraber çalışılarak başarılır. Çünkü zihin -bilinçdışı- sürekli olarak ilk aşama olan “travmayı yaratan koşullara benzer koşullar yaratma” işinin hakkını verir. Bize düşen”davranışı değiştirmek”tir. Başarılır ise sonuç da değişir… Aksi taktirde sonuç aynı kalır. Ve birey tekrar tekrar aynı olayların, ilişki tarzlarının çözümsüzlüğün içinde kalır. Kısaca zihin sahip olduğunuz sorunu fark etmeniz için aynı olayı tekrar önünüze getirir ve sizden sizin iyiliğiniz için tekrar aynı koşullarla farklı davranış modeli yaratmanızı ister. Bunun bizim iyilik halimiz için olduğunu kavramanız çok önemlidir.
Olaylara verdiğimiz yeni davranış modelini – duygumuzu değiştirmeyi öğrenerek- uygulayabiliriz. (Ders çalışırken bir konuyu anlamak, bir beceriyi pekiştirmek, müzik aletinde istenilen sesi çıkarmak için defalarca şarkıya aynı yerden başlayarak o takılan yere gelip orayı aşmaya çalışmak gibi tekrarlarla uğraşmak…)Tüm bunlar aldığımız sonuçları daha iyi bir yere taşımak içindir.

Çözülenlerle aynı şeyleri tekrar yaşama olanağımız olmaz. Çözüm anahtarları; Derin düşünme, Yüzleşme cesareti, Acı bağımlılığını fark etme ve Üzüldüğümüz durumdan çıkma isteğimizdir. Nedeninin altında ki kaygıyı bularak ders alınan deneyim için, gönüllü davranış değişikliği; bir sonraki durum için güçlendirme görevi yapmış olur.

Zihnimiz bizi farkında olmadan gelişime zorlayarak daha iyiye doğru bizi iyileştirir. Tersi bizi geriletir. Her yeni davranış sırasında farklı deneyimler, karşımıza çıkabilir. Bunlar tekrarları önler. Bilinçli farkındalık ile yapılan davranış değişikliği, harika mutlu sonuçları getirir.
Kendimizi, sorunlarımızı tekrarlardan kurtararak geleceğe daha emin, sağlıklı umutlu adımlarla gitmek hepimizin hakkıdır.
Emin olun ki, biz buna değeriz…

Yinelediğimiz zorlantıları aşmak için “değişim şart değil, aynı zamanda kaçınılmazdır”…

Sevgilerimle
BilgeCE

Yorum yapın